16 Kasım 2017 Perşembe

Peter Pan

Kitap Adı: Peter Pan
Özgün Adı: Peter Pan
Kitap Yazarı: J. M. Barrie
Çeviren: Betül Avunç

Yayınevi: İthaki
Sayfa Sayısı: 192
Baskı Yılı: 2001

Salı günü Novella Dinamik'ten yeni çıkmış olan Düşler Ülkesi'ni okumaya başlamıştım. Kitaba başladım ama neler olduğunu pek çözemedim. Kitabın ana karakterleri periydi, sonra bir yerde Peter Pan adı geçti. Daha sonra bakınca karakterlerin çoğunun -belki de hepsinin- Peter Pan dünyasına ait olduğunu fark ettim. Tabii ben Peter Pan hikayesini daha önce okumadığım için hakkında hiçbir şey bilmiyordum. O yüzden Düşler Ülkesi'ni avel avel okuyormuşum :D Neyse ki 30-40 sayfa içinde olayı çözdüm :D

Sonra da Düşler Ülkesi'ni bırakıp önce Peter Pan'i okumaya karar verdim ve İthaki Yayınları'ndan çıkmış olan bu baskısının e-kitap versiyonuna ulaştım. Ve böylece Peter Pan ile ilgili adından başka hiçbir şey bilmiyor olma şeklinde zuhur eden cahilliğim bir son buldu :D



Kitabın biraz sıradışı ve eğlenceli bir kurgusu var. Burada konusunu anlatmayacağım, dünya üzerinde benden başka bilmeyen insan olduğunu zannetmiyorum :D Açıkçası bir çocuk kitabı için bir miktar absürt geldi bana ama yine de sevdim, okurken keyif aldım. 

İşte görüyorsunuz, kitaplar nelere kadir :D Koskoca çocukluğumda okuyup öğrenemediğim Peter Pan hikayesini bu yaşta okutmuş oldu bana :D Bir filmi falan da varmış sanırım, belki onu da izlerim yakın zamanda. 


Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 4/5
Değişikti :D

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 4/5
Zaten bir çocuk kitabı, akıcı olması çok doğal :D

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Aslında 15-16 yıllık bir çeviri ama rahatsız eden bir şey olmadı beni. 

Orijinal isim (%10): 5/5
Peter Pan zaten :D

Güzel kapak (%5): 3/5
Eh yani kapağın pek bir olayı yok :D

Final puanı: 4,1

15 Kasım 2017 Çarşamba

Feminist Felsefeye Giriş

Kitap Adı: Feminist Felsefeye Giriş
Özgün Adı: An Introduction to Feminist Philosophy
Kitap Yazarı: Alison Stone
Çeviren: Yonca Cingöz & Bilge Tanrısever

Yayınevi: Otonom Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 329
Baskı Yılı: 2016

Hem kişisel bir yaşam görüşü olarak hem de mesleki anlamda feminizmi benimsemeye çalışan biri olarak uzun zamandır bir şeyler okumam gerektiğini düşünüyordum. Sonra bu alanda yükseklisans yapan bir arkadaşımın önerisiyle birkaç kitap alarak artık bu dünyaya adım attım :D

Feminist Felsefeye Giriş, temel seviyede bir ders kitabı olarak düşünülebilir aslında. Kitabın içinde cinsiyet, toplumsal cinsiyet, cinsellik, cinsel fark, özcülük, doğum ve feminizm konularının incelendiği başlıklar var. Tüm bu başlıklar içinde bu kavramlara ilişkin tanımlar yapılıyor, bölüm sonlarında bu tanımlar geliştiriliyor, farklı fikirler ve bakış açıları gösterilip çeşitli yönleriyle eleştiriliyor. 

Kitabın başında, "Bu kitap nasıl kullanılır?" bölümünde de kitabın maksimum fayda sağlayacak şekilde nasıl okunmasına dair tavsiyeler de vardı. Örneğin, kitap boyunca ilk kez tanımlanan kavramlar koyu şekilde yazılıyordu. Böylece ilerledikçe kavramı yeniden gördüğünüzde ya da geliştirilerek yeniden tanımlandığında kolayca ilk haline gidebiliyordunuz. 



Dediğim gibi, kitap aslında üniversitelerde belki bir dönem belki bir yıl boyunca işlenebilecek kapasiteye sahip akademik bir kitap. Birçok şey öğrendim ama okurken de çok zorlandım tabii ki. Bunda benim kurgu olmayan kitap okuyamama durumumun da etkisi vardır tabii ki :D 

Feminizme ve aslında temelindeki felsefeye bir giriş yapmış oldum. Tabii ki üzerinde daha onlarca şey okumam gerekiyor ama bu alanda çok temel olarak görülen ve tartışılan kavramlarla ilgili fikir sahibi olmuş oldum. Bu konular ilginizi çekiyorsa iyi bir giriş kitabı olarak tavsiye edebilirim.


Benim her zaman kullandığım puan sistemine bu kitabı oturtacağımı bilemediğim için bu kitabı kullanmayacağım sanırım. Ama çevirinin çok hoşuma gitmediğini söylemeliyim. Kitabı okurken sanki on beş yirmi yıl önce çevrilmiş hissi uyanıyor ama öyle değil. Mevcut literatüre uyum sağlamaya mı çalışmışlar bilemiyorum ama kitap boyunca sıkça gördüğümüz "tahakküm"den daha yeni bir kelime bulmak çok zor değil bence :D 

14 Kasım 2017 Salı

Yabancılık Oyunu

Kitap Adı: Yabancılık Oyunu
Özgün Adı: The Stranger Game
Kitap Yazarı: Cylin Busby
Çeviren: Özden Umut Akbaş

Yayınevi: Misis Kitap
Sayfa Sayısı: 282
Baskı Yılı: 2017

Yabancılık Oyunu, Misis'in en yeni kitabı. Konusu ilgimi çekince çok bekletmek istemedim ve okudum. 

Nico adlı bir genç kızın ablası bir gün evden çıkıyor ve kayboluyor. Uzun süren arama çalışmaları, gelen onlarca ihbar sonuçsuz kalıyor. Ancak sonra, dört yılın ardından ablası Sarah bir anda bulunuyor. Doktorlar Sarah'ın bir tür hafıza kaybı yaşadığını söylüyor ama Nico daha fazlasından şüpheleniyor. Çünkü ablası pek çok şeyi hatırlamamakla birlikte eskisinden çok farklı da davranıyor. 
Kaybolduğu gün ablasının neler yaşadığıyla ilgili de bir şeyler biliyor Nico ayrıca.

Kitap gerçekten güzeldi. Bir anda başka bir şeye dönüşmüş olmasını da sevdim. Yazar önce ufak ufak şeyler gösterdi. "Bir dakika ya, ne oluyor şimdi?" demeye başladım. Ve sona ulaştığımda başladığımız yerden çok farklı bir yere ulaşmıştık.


Bir de kitabın sonundaki teşekkür kısmında bu kitabın kurgusunun gerçek bir olaydan esinlendiği söyleniyordu. Olaya biraz baktığımda gerçekten çok şaşırdım. Kitaptan daha çok bu bilgi beni şaşkına uğrattı diyebilirim sanırım :D

Doğrusu kitap bitince kafamda birkaç soru işareti kalmıştı. Onları kitabın editörüne sordum hatta :D Ve o kısımları kafamda oturtunca, kitabın içinde yazarın bize gösterdiği şeylerle bağlayınca kitap daha da güzel oldu benim için. "Vay be!" dedim :D Kitabın konusu ilginizi çektiyse okumanızı tavsiye ederim. Sonunda sizi karşılayacak sürprize de hazır olun :D

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 4/5
Güzeldi, beni şaşırttı.

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 4/5
Çok rahat okunabiliyor.

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Bir sorun yoktu. 

Orijinal isim (%10): 5/5
Yaşasın :D

Güzel kapak (%5): 3/5
Eh :D

Final puanı: 4,1

6 Kasım 2017 Pazartesi

Kırmızı Piyano

Kitap Adı: Kırmızı Piyano
Özgün Adı: Black Mad Wheel
Kitap Yazarı: Kırmızı Piyano
Çeviren: Aslı Dağlı

Yayınevi: İthaki
Sayfa Sayısı: 351
Baskı Yılı: 2017

Josh Malerman'ı çok severim, dolayısıyla yepyeni kitabı Kırmızı Piyano için de çok heyecanlıydım. Kitabın tanıtımında Malerman için "sınır bilmeyen bir türde sınır tanımadan yazan" şeklinde bir ifade var. Josh Malerman'ı ancak bu kadar iyi tanımlayabiliriz herhalde :D

Philip Tonka askerliğini bando olarak yapmış bir müzisyen. Amerikan ordusunun Afrika'da keşfettiği ve büyük bir silah olduğunu düşündüğü gizemli bir sesi tespit etmek üzere müzik grubu Danes ile birlikte bir göreve davet ediliyorlar. Amaçları çöle gidip sesin kaynağını bulmak ve sesi tanımlamak.

"Ne tür bir ses insanı tehlikeye atabilir ki?"


Bu olaya paralel olarak bir de Amerika'da gizli kapaklı bir hastaneyi okuyoruz. Philip akıl almaz bir şekilde yaralanmış. Vücudundaki bütün kemikler kırılmış. Vücudu garip bir şekilde "yassılaşmış". Uyanmasına imkansız gözle bakılan Philip'in tedavisinde rol alan Ellen isimli bir hemşireyi görüyoruz bu kısımda da. Mucizevi bir hızla iyileşen hastasının gizemini çözmeye çalışıyor.

Malerman'ın çok enteresan bir kafası ve inanılmaz geniş bir hayalgücü var bence. Yani, kitapta neler olduğunu anlamakta zorlandım gerçekten. Hatta çevirmeni olan Aslı Dağlı'ya falan da sordum. Sesin kaynağı olarak düşündüğü şey... Çok enteresan. Farklı. Yüz yıl düşünsem aklıma gelmez :D Böyle bir ses düşünsem daha farklı bir şey düşünürdüm ben gerçi. Daha gürültülü, çok ağır metallerin birbirine sürtünmesi falan gibi bir şey olabilirdi :D

Gerçekten güzel bir kitaptı. Şimdi düşününce Kafes'i daha çok sevdiğime karar verdim ama bunun sebebi bu kitabın sonunda beynimin yanması olabilir :D

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 5/5
Sıradışıydı. Farklıydı. 

Sürükleyici/Akıcı olma (%45): 4/5
Meraktan hızlı hızlı okuyorsunuz resmen :D

Çeviri ve baskı kalitesi (%5): 5/5
Aslı Dağlı çevirisi der susarım :D Bir kelime için saatlerce düşündüğüne şahit oldum. 

Orijinal isim (%10): 0/5
Black Mad Wheel imiş :D

Güzel kapak (%5): 4/5
Şömizden ziyade içine bayıldım ben :D

Final puanı: 4